19 Mart 2017 Pazar

Hızlı Santrifüj Ayırma Kromatografisi ( Fast Centrifugal Partition Chromatography) (CPC)


Hızlı Santrifüj Ayırma Kromatografisi ( Fast Centrifugal Partition Chromatography) (CPC)


  • Karşı akım kromatografisinin çeşitli tekniklerinden biridir (Merkez kaç kuvveti ile tutulan sabit fazın kullanıldığı, katı bir destek olmaksızın iki karışmaz sıvı fazın kullanıldığı sıvı-sıvı kromatografik bir yöntemdir.) [1].
  • Santrifüj ayırma kromografisi ayrıca hidrostatik karşı akım kromatografisi olarak da bilinir [1].
  • Tek bir dönme ekseni çevresinde dönen kolonun dönme hareketini prensip olarak almıştır [1].


    1. Sıvı Sıvı Kromatografisnin Faydaları



  • Katı bir desteği bulunmaz ve bu sayede solvent tüketimi katı desteği bulunan sisteme göre solvent tüketimi yaklaşık 10 kat azalır [2].
  • Katı faz dolu kolonda gerçekleşebilecek geri döndürülemez adsorpsiyona karşı önleyici yöntemdir [2].
  • Degredasyona meyilli olan hassas moleküllerin %90’a varan oranlarda elde edilebilir. Verim yüksektir [2].
  • Bileşiklerin fazlar arasında yer değiştirmesiyle gerçekleşebilecek verim kaybının önüne geçilir[2].
  • Kolay kullanım ve ölçüm almaya yatkındır [2].
  • Hemen hemen her türdeki bileşiğin, inorganik iyonlardan herhangi bir organik moleküle, hatta büyük molekül ağırlıklı proteinlere kadar ayrıştırılmasına izin veren geniş kapsama sahiptir [2].


    1. CPC’nin Çalışma Prensibi



Santrifüj Ayırma Kromatografisi sıvı-sıvı kromatografik yöntemdir. İki karışmayan sıvı birbiriyle iki fazlı bir sistem oluşturmak üzere birbiriyle karıştırılır. Daha sonra birden çok kez ayrılmalar gerçekleştirilerek saflaştırmalar yapılır. Bu iki fazlı sistemde her bir bileşiğin farklı dağılma katsayılarına dayalı olarak ayrı ayrı bileşikler izole edilir [3].


Bu iki fazlı sistemin sıvı fazlarından biri sabit sıvı faz olarak kullanılır ve kolonun dönmesi sırasında mobil faz ona beslenir [3].


Sabit faz üretilen santrifüj kuvveti vasıtasıyla kolayca rotorun içinde tutulur. Hücreler önce sabit faz olarak seçilen sıvı ile doldurulur. Bununla birlikte tasarım, mobil fazın bir karıştırma bölümünden diğerine geçmesine izin verir. Enjekte edilen numune, bu bölmelerden geçer ve her biri için, ayırma hunisinde olduğu gibi, iki faz arasındaki numunenin bileşenleri ayrılır.
Bir hareketli faz rotora pompalanırken, ayırmanın gerçekleşmesi için devir sayısı yüksek bir seviyeye yükseltilir [3].


İki faz arasında denge kurulduğunda numune enjekte edilir ve çözücüler, ayırma hunisinde yaptığı gibi fazlar arasında ayrılmaya başlarlar. Bileşenler iki faz arasında farklı şekilde ayrıldığından, mobil faz en küçük bölüm katsayılarına (p = [c] sabit faz / [c] mobil faz) sahip bileşenleri daha hızlı gerçekleştirecektir.


Bu nedenle ilk önce ayrıştırılacak bileşen, mobil faza en iyi bölünen bileşendir. Rotordan çıkışta, çıkan mobil faz, uygun bir dedektör ve/veya fraksiyon toplayıcısına yönlendirilir.


İki fazlı sistemin diğer fazı olan mobil faz ekstrakte edilecek çözeltileri içerir. Basınç altında rotor içine beslenir ve sabit faz boyunca pompalanır [3].


Hareketli fazın akışına giren numune Stokes yasasına göre atomizasyona uğrar ve küçük damlacıklar oluşturur. Bu damlacıklar, durağan fazdan geçer ve ekstraksiyon olarak adlandırılan yüksek bir arayüz alanı oluşturur. Hücrelerin sonunda bu damlacıklar yüzey gerilimi nedeniyle birleşir [3].


Hareketli ve sabit fazların ayrılmış fraksiyonları birkaç dakika ile birkaç saat arasında toplanır. Bu fraksiyonlar veya eluatlar, ayrı şekilde saflaştırılmış maddeleri içerecektir (3).


Elute Etmek: Bir maddeyi solventle diğerinden ayrıştırmayı sağlayan ayrıştırma yöntemidir. Bahsedilen rotor sayısı; sürece bağlı olarak değişen birkaç ikiz hücreli diskten oluşur.
../Desktop/Fig-2-Schematic-drawing-of-the-centrifugal-precipitation-chromatography-system-used-in.png
Şekil 1. CPC Sisteminin Genel Mekanizması Gösterimi.

    1. Uygulama Teknikleri

Seçilen çözücü sistemine bağlı olarak, CPC iki mod çalışılabilir;


1. Azalan mod: Bu modda çalışırken, daha ağır sıvı fazı mobil fazdır ve daha hafif olan durağan faz boyunca ilerlemektedir. Bu aynı zamanda hafif faz sürekli ekstraksiyon sistemi olarak da bilinir [3].


2.  Artan mod: Artan modda çalışırken, daha hafif sıvı faz mobil fazdır ve durağan ağır faz içinden geçer. Bu aynı zamanda ağır faz sürekli ekstraksiyon sistemi olarak da bilinir ([3].

../Desktop/Fg21Dr_FC%202.gif


Şekil 2. CPC Sisteminin Kolonunun Çalışma Prensibinin Şematik Gösterimi.

    1. Uygulama Alanı



  • Preparatif bir kromatografi tekniğidir [4].
  • Her tür ayrıma uyarlanmış tek bir rotor (Rotor ayrılacak bileşiklere göre özelleştirebilir.) [4].
  • Doğal eksratlardan, sentetik karışımlardan veya biyolojik matristen ayrıştırılan moleküllerin saflaştırılmasına olanak sağlar (%99,5 oranında safsızlık ) [4].
  • Oldukça karmaşık yapıya sahip ham özütlerin saflaştırılmasını sağlar [4].
  • Çok geniş aralıkta polariteye sahip moleküllerin ayrışmasında etkindir [4]. Silica ya da diğer dolgu malzemeleriyle etkileşime girebilecek hassas moleküllerin denatürasyonu gerçekleşmez [4].
  • Geniş madde miktarı aralığında ayrıştırmayı sağlar (mg'dan birkaç kg'a kadar olan numunelere uyarlanmış tek bir ayırma / saflaştırma tekniği) [4].
  • Bu kromatografik teknik ayrıca reaksiyon izlemeleri için de kullanılır. Tersine çevrilebilir bir tepkimenin dengeye kaymasını sağlayabilir. Tepkimeler durağan fazda gerçekleşirken, ürünler mobil faza ayrılır. Ürünlerin kromatografik ayrımı, üretimle aynı anda gerçekleştiğinden ters reaksiyon engellenir. Bu nedenle, termodinamik denge ötesinde reaksiyonlar elde edilir [3].




Şekil 3. CPC Sisteminin Uygulanabileceği Moleküller ve Solvent Sistemleri.




    1. Maliyet Etkisi

  • Düşük solvent tüketimi sağlar. (Diğer yöntemlere oranla %10-25 daha az)
  • Geri döndürülemez adsorpsiyon ile birlikte oluşabilecek madde kayıplarının önüne geçilir [4].
  • Muadillerine göre 3 ila 5 kat daha hızlıdır. Zaman kazanımı gerçekleşir [4].

6. Avantajlar ve Dezavantajlar

Preparatif Ölçekli Kağıt Kromatografisinde Ana Problemler

  • Kağıt Kromatografisi uzun mesafeli bir ayırma yöntemidir  (Ayırmanın gerçekleşmesi için uzun bir sabit faz gerekir.) [2].
  • Ayrılabilen madde miktarının kısıtlı olması [4].
  • Kesintili ayrım gerçekleşir. Sürekli bir kromatografik ayrışmanın gerçekleşmesi neredeyse imkansızdır [5].
  • Yöntem sadece analitik amaçlar için uygundur. Preparatif ayırma işlemini gerçekleştirmede çok etkilidir. Ancak belirtildiği üzere ayırma işlemi için gereken süre uzundur [2].


Santrifüj Alanında Preparatif Ölçekli Kağıt Kromatografisi uygulamasında numune bir kılcal tüp vasıtasıyla hareketli faz girişine yakın olan kromatografik kağıdın dönen diskine sürekli olarak yatırılır.
Spiralin gidişini takip eden bir sonraki faktör, kılcal borunun; kromatografik kağıt diskine göre hareket hızıdır (2).

Flash Kromatografisi ve HPLC Yönteminde Ana Problemler
  • Santrifüj yönteminin, yüksek kütle ve hacim yüklemeleri ile iki fazlı çözücünün sonsuz seçime yakın olması düşük çözünürlük etkisini büyük ölçüde azaltması, Flash/HPLC’ de uygulanamaz ve dezavantajdır [2].
  • HPLC’de olduğu gibi Santrifüjlü Ayırma Kromatografisinde katı faz yoktur ve maliyet böylece düşer [2].

HPLC                                                                        Hızlı Santrifüj Kromatografisi (CPC)


%75 Mobil Faz                                                        %25 Mobil Faz
%5 Sabit Faz                                                            %75 Sabit Faz
%20 Silika Desteği


HPLC ve CPC kolonlarında veya rotorunda sabit fazdan mobil faza farklı oranlar gösterilebilir.



7. CPC’ nin Diğer Avantajları

  • HPLC veya Flash Kromatografisi gibi klasikleşmiş saflaştırma tekniklerine bir alternatiftir [2].
  • Diğer yöntemlere nazaran daha ekolojik bir yöntemdir.
  • Yalnızca iki fazlı bir solvent karışımı gerektirdiğinden dolayı çözücü sisteminin yapısının değiştirilerek bileşiklerin farklı olarak dağılma katsayılarına göre ayrılmasını sağlamak mümkündür [3].
  • Üretim ölçeği.
  • Çok yüksek akış hızları (örneğin 10 litre / dakika) elde etmek mümkündür.
  • Diğer endüstriyel aletler, ayda 10 kg'dan tona kadar olan materyalleri arıtabiliyor olmakla birlikte, en çok litrelik / dakika akış hızlarına sahiptir [1].
  • Sıralı karıştırma çöktürme aşamaları sırasında hedef kademeli olarak ayrılır. Saatte 100.000’ den fazla karıştırma-çöktürme döngüsü gerçekleşir [1].
  • Teorik plaka sayısı çok yüksektir [3].
  • Numuneye ve ayrılacak olan bileşiklere göre özel dedektörler bağlanabilir [3].


8. Kaynaklar

  1. Centrifugal partition chromatography, (2017), Wikipedia, https://en.wikipedia.org/wiki/Centrifugal_partition_chromatography, (ET: 06.03.2017).
  2. Counter current chromatography can greatly enhance both your research and process productıon, AECS Quikprep, http://www.quattroprep.com/CPC_Partitron.html, (ET: 06.03.2017).
  3. G. Mahesh Kumar, (2014), Centrifugal Partition hromatography: An Overview, International Journal of Pharmaceutical Research & Analysis, (6), 353-360.
  4. Technology, Kromoton, (2017), https://www.kromaton.com/en/the-cpc/technologies, (ET: 06.03.2017).
  5. Miroslav Pavlicek, Jan Rosmus, Zdenek Deyl, (1962),V. Apparatus For Preparative-Scale Paper Chromatography in The Centrifugal Field, Journal of Chromatography,  (10), 497-501.







9. Şekiller

Şekil 2.  CPC Sisteminin Kolonunun Çalışma Prensibinin Şematik Gösterimi, http://www.labx.co.kr/mall/images/Fg21Dr_FC.gif, (ET: 06.03.2017).
Şekil 3.  CPC Sisteminin Uygulanabileceği Moleküller ve Solvent Sistemleri










20 Şubat 2016 Cumartesi

Titrimetrik Yöntemler (Titrasyon)

https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvbEpDMl9qeEY5UzQ/view?usp=sharing

Titrasyon nedir ? Çeşitleri nelerdir ? Hangi alanlarda hangileri kullanılır ve avantajlıdır sorularına yanıt alabileceğiniz bir sunum.

İyi çalışmalar.

Gravimetrik Analiz Yöntemleri


https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvU1k2bFZhM0s5eGM/view?usp=sharing


Gravimetrik Analiz yöntemlerinin detaylı bir şekilde ele alan sunum dosyası.

İyi çalışmalar.


Karmaşık Sistemlerde Denge Problemlerinin Çözümü

 https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvUmMzcERUWkFCY0U/view?usp=sharing

Detaylıca hazırlanmış analitik kimya konusu olan denge reaksiyonlarının her türünün problem çözümleri örnek ve akım şemalarıyla birlikte aktarılmıştır. İyi çalışmalar.

Kimyasal Dengeye Elektrolit Etkisi

https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvNGdCVG1adFkweWM/view?usp=sharing

"Sulu Çözeltiler ve Kimyasal Denge" Teorik Bilgileri ve Soru Çözümleri

https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvR1J0VlRLZmVqcHc/view?usp=sharing

20 Temmuz 2014 Pazar

Karbonhidratlar ve Tatlandırıcılar Hakkında Hazırlanmış Detaylı Sunum Dosyası


https://docs.google.com/document/d/1d4v1nM_Wa_gt_tVsXCvbwWOtDkian35h4wY6wtdWdZo/edit?usp=sharing

Fizikokimya - Kimyasal Kinetik hakkında Hazırlanmış Sunum Dosyası

KİMYASAL KİNETİK

https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvUTZLTV9zR3dSWXc/edit?usp=sharing

"Üre ve Üretim Esasları" Hakkında Hazırlanmış Sunum Dosyası

https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvQjBTN3ZYOGotVjA/edit?usp=sharing

Biyokimya - 2 Dersi Konularından Olan " Hormonlar " ın Detaylıca Hazırlanmış Sunumu

HORMONLAR

https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvSTNpQ083VVJKZHc/edit?usp=sharing

YENİLENEBİLİR (TEMİZ) ENERJİ KAYNAKLARI HAKKINDA TEORİK SLAYTLAR


YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI
https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvYnIzQmRxRUgydFE/edit?usp=sharing

RÜZGAR ENERJİSİ
https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvU3luVEdla1M2anM/edit?usp=sharing

JEOTERMAL ENERJİ
https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvV3prV21XTi1yRTQ/edit?usp=sharing

GÜNEŞ ENERJİSİ
https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SveHJlenVJYl9xUjQ/edit?usp=sharing

BİYOKÜTLE ENERJİSİ
https://drive.google.com/file/d/0ByGpuwT1o1SvemUxQVBQYWRnNkE/edit?usp=sharing

13 Haziran 2014 Cuma

ANTİOKSİDANLAR

Antioksidantlar, özellikle yağ ve yağlı yiyeceklerin hava ile teması ile meydana gelen oksidasyonu geciktirmek amacıyla kullanılırlar. Oksidasyona uğrayan gıda maddelerinde kalite düşmesi, bozulma, acıma, renk bozukluğu, tat ve koku değişimi, besin ve vitamin değerlerinden kaybetme hatta toksik bileşik oluşması gibi istenmeyen sonuçlar ortaya çıkar. Antioksidantlar diğer stabilizörler gibi düşük kaliteli gıda maddelerini kalitesini arttırmaz ve gıdalara herhangi bir tat ve koku da vermezler. Ancak bu maddeler, iyi kalitede ham madde uygun imalat tekniği, elverişli ambalajlama ve depo yöntemleri ile birlikte kullanıldığında ürünün kalitesini arttırırlar.

Sentetik antioksidanların gıdalardaki kullanımı 1940'lı yıllarda BHA ve gallik asidin esterlerinin oksidasyonu önlediklerinin anlaşılmasıyla başlamıştır. Demir ve bakır gibi geçiş metallerinin zararlı etkileri sitrik asit (CA), etilendiamintetraasetikasit (EDTA) veya onların türevlerine metal deaktivatör veya şelat ajanı olarak etki ettikleri ondan sonra bulunmuştur. 1954'te ABD'de BHT'nin gıdalarda kullanılmasına müsaade edilmiştir. Tersiyer bütil hidrokinon (TBHQ) 1972'de ticari ölçüde kullanılmaya başlamıştır. Sentetik antioksidanların muhtemel karsinojenik etkileri büyüyen bir tepkiye neden olmaktadır. Böylece Japonya ve çok sayıdaki diğer ülke BHA'nın gıdalarda kullanılmasına izin vermemektedir. TBHQ'nun da Kanada, Japonya ve Avrupa ülkelerinde kullanımına izin verilmemektedir. Bu yüzden sentetik antioksidanların yerine doğal antioksidanların kullanımı için genel bir istek mevcuttur.



Gıda Katkısı Olarak Antioksidanlar


Birçok gıdada ürünü oluşturan bileşikler ile havanın oksijenleri arasında kendiliğinden ortaya çıkan ve otoksidasyon adı verilen tepkimeler oluşur. Her zaman az ya da çok hissedilebilir kalite düşmelerine neden olan bu tür tepkimeler gıda endüstrisi açısından istenmeyen olaylardır.

Burada sözü edilen kalite düşmesi renk, koku ve tatta meydana gelen değişmeler ile bazı besin öğelerindeki parçalanmalar ve hatta toksik bileşik oluşturması biçiminde ortaya çıkmaktadır. Yağ ve yağlı gıdalardaki otoksidasyon olayı, hem beslenme fizyolojisi açısından hem de teknolojik-ekonomik açıdan büyük önem taşımaktadır. Otoksidasyonun fiziksel ve teknolojik yöntemlerle önlenemediği durumlarda antioksidan ve sinerjistler kullanılmaktadır. Sinerjistler antioksidan etkisini arttıran maddelerdir.

Antioksidan grubu katkı maddeleri, sanayide bitkisel ve hayvansal yağ içeren maddelerin üretimi, depolanması, taşınması ve pazarlanması sırasında meydana gelecek otoksidasyondan kaynaklanan zararları önlemede en önemli katkı maddeleridir. Antioksidanlar gıdalarda meydana gelebilecek bozulma ve acımayı da engeller. Bunların önemli özellikleri, ortamda pek az miktarda, binde ve hatta on binde bir oranında bile bulunsalar etkin olmalarıdır. Yağlarda doğal olarak bazı antioksidanlar bulunduğu gibi, yapay olarak elde edilen belirli maddeler de bu işi görür. Doğal antioksidanların en fazla dağılmış ve en iyi bilinenleri tokoferollerdir. En çok kullanılan yapay antioksidanlar ise fenollü olanlardır.

Antioksidanlar, diğer stabilizatörler gibi düşük kaliteli gıda maddesinin kalitesini arttırmaz ve gıdalara herhangi bir yabancı tat ve koku vermez. Ancak bu maddeler, iyi kalitede ham madde, uygun bir imalat tekniği, elverişli ambalajlama ve depolama yöntemleri ile birlikte kullanıldığı ürünün kalitesini korur. Bu maddeler ayrıca, gıdalardaki oksidasyon sorunlarını da ortadan kaldırır. Yağların acılaşmasının bir süre önüne geçen antioksidanlardan başka, yağ bulunmayan besin maddelerinde renk ve kokuları koruyan maddeler de bilinmektedir. Buna karşılık antioksidan özelliği yüksek fakat zehirleyici oluşlarından besin maddelerinde kullanılmayan antioksidanlar da vardır. Bir antioksidanın, besin maddelerinde kullanılmadan önce, sağlığa zararı olmadığı kesin olarak saptanmış olmalıdır. Ayrıca kullanılan antioksidanın adı ve miktarı besin maddesinin etiketinde yazılı olmalıdır.

İyi bir antioksidan aşağıdaki özellikleri taşımalıdır:
  • ·         Fizyolojik olarak zararsız olmalıdır.
  • ·         Yağ veya yağlı ürünlerin kokusuna, tadına ve görünüşüne etki etmemelidir.
  • ·         Yemeklerin pişirilmesi sırasında yağa ve bununla hazırlanmış besinlere etki etmemeli ve aktif kalmalıdır.
  • ·         Yağda yeter miktarda çözünmeli ve yağla karışabilmelidir.
  • ·         Küçük derişimlerde etkili olmalıdır.
  • ·         Kolay elde edilebilmelidir.
  • ·         Ucuz olmalıdır.

Gıdalardaki oksidasyonu inhibe eden doğal olarak oluşan maddelerin orjinleri bitki esaslı ingredientlerdir. Belki de kimyasal değişmeler sonucunda üretilir (örneğin Maillard reaksiyonunun ürünleridir) veya gıda olmayan ingredientlerden ekstrakte edilir. Tavuk gibi hayvanların kaslarında kelat ve serbest radikalleri tutma özelliğine sahip olan bir dipeptit olan carnosine gibi doğal antioksidanları ihmal etmemek gerekir.

En aktif antioksidanlar fenolik ve polifenolik bileşiklerdir. Gıdalarda bulunan fenolik bileşikler fenilpropanoid sınıfı bileşiklerine aittir ve sinnamik asitten türer. Bu bileşikler fenilalanin ve daha az oranda (bazı bitkilerde) tirosinden fenilalanin liaz ve tirosin liazın etkisiyle oluşur. C6-C3 bileşiklerinin malonil koenzim A ile etkileşmesi chalconların oluşmasına götürür ki akabinde asidik ortamda halka meydana gelmesi ile flavonoidler ve isoflavonoidler meydana gelir. 



Antioksidanların Sınıflandırılması


Doğal antioksidanlar; etki mekanizmalarına göre temel olarak enzimatik antioksidanlar ve non-enzimatik antioksidanlar olarak iki ana grupta toplanmaktadırlar. Bunların dışında sentetik olarak üretilen antioksidanlarda mevcuttur. Bu antioksidanlardan enzimler, düşük mol kütleli moleküller ve enzim kofaktörleri vücutta üretilmektedirler yani enzimatik antioksidanlardır. Non-enzimatik antioksidanlar ise vücuda beslenme yoluyla alınmaktadır.

Beslenme yoluyla alınan antioksidan maddelerin başında polifenoller gelir. Bunun dışında vitaminler, karotenoidler, organosülfürlü bileşikler ve mineraller de diğer non-enzimatik antioksidan madde sınıflarını oluşturmaktadır.


Antioksidan Türleri


Antioksidan özelliği keşfedilen birçok farklı madde vardır. Bu maddelerin bir kısmını diyetimizde (özellikle bitkilerden) alırken, bir kısmını vücut kendisi, serbest radikallere karşı bir savunma sistemi olarak üretir. Vücudun serbest radikallere karşı savunma olarak ürettiği antioksidanlar; katalaz, glutatyon peroksidaz, ve SOD (superoksit dismutaz) gibi enzimlerdir.

·         Alfa tokoferol (E Vitamini) - E vitamini içinde alfa, beta, gama ve delta tokoferolleri bulunur. Bunların içinden özellikle Alfa tokoferol önemli bir antioksidandır. Özellikle buğday, mısır, darı, pirinç gibi tahıllarda çok bulunur. Bunun dışında ayçiçek yağı, mısırözü yağı, pamukyağı gibi yağlarda, ceviz, badem ve yerfıstığı gibi kuru yemişlerde ve yeşil sebzelerde bulunur. E vitamini aynı zamanda pişirmeye ve sıcağa dayanıklıdır, böylece pişirilme esnasında tahrip olmazlar. E vitamini dışında farklı maddelerde bulunan tokoferoller ise rahatça tahrip olabilir. Fakat, yağda kızartma ve tahılların öğütülmesi esnasında E vitaminleri de tahrip olur, ve çoğu bozunur. Bu yüzden E vitamini ihtiva eden ürünleri yağda kızartmadan pişirmek, ve özellikle beyazlatılmadan geçmemiş tahıl ürünlerini (kepekli ürünler gibi) tüketmek daha akıllıca ve sağlıklı olur.

·         Askorbik Asit (C Vitamini) - Turunçgiller, domates, yeşil yapraklı sebzeler (brokoli, ıspanak vb.) ve patates gibi sebze ve meyvelerde bulunuyor. Fakat, C vitamini çok çabuk oksidize olduğu için pişirirken ve hazırlarken bulunan C vitamininin çoğu işe yaramaz hale geliyor. Bu yüzden C vitamini ihtiva eden besinlerin hafif pişirilmesi, yenilebiliyorsa çiğ yenmesi ve hazırlarken de kesildikten kısa bir süre sonra tüketilmesi öneriliyor.

·         Beta-caroten- Vücutta depolanarak A vitaminine de dönüştürülen bu kırmızımsı-turuncu pigment çok güçlü bir antioksidandır. Güçlü bir antioksidandır ve birçok kanser türüne yakalanma riskini azaltmasıyla ünlüdür. Havuç, ıspanak ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler ile kayısı ve şeftali gibi meyvelerde fazlasıyla bulunur.

·         Flavonoid - Birçok meyve ve sebzede yüksek oranlarda bulunan sarı-beyaz pigmentlerdir. Bitkilerin çoğunda bulunan bu antioksidan, yine antioksidan olan C ve E vitamininden çok daha fazla miktarlarda bulunduğu için özellikle meyve ve sebze ağırlıklı bir diyet ile vücuda fazla miktarlarda alınabilir. Elma, çilek, üzüm gibi meyveler, çikolata ve özellikle çay, belli oranlarda flavonoid ihtiva eder.

·         Koenzim q- Özellikle kanser ve belli nörolojik hastalıklara olan pozitif etkileriyle uzun süredir gündemde olan koenzim q önemli bir antioksidandır. Vücut tarafından üretilir, diyet yoluyla da alınabilir. Her ne kadar ciğer, kalp ve böbrek gibi et ürünlerinde ve balıkta yüksek oranda bulunsa da, diyete takviye amaçlı alınan koenzim q hapları ile vücuda alınması daha etkilidir.

·         Likopen - Beta-caroten ve lütein ile aynı ailenin üyesi olan likopen birçok meyveye kırmızı rengi veren maddedir. Kardiyovasküler hastalıklar ve kansere karşı etkileri ile bağışıklık sistemine olan pozitif etkileri yüzünden uzun süredir gündemde olan bir maddedir. Antioksidan özelliği kanıtlanmıştır. Özellikle domateste çok büyük miktarlarda bulunmaktadır. Prostat ve kalın bağırsak kanserlerinin risklerini büyük oranda düşürdüğü laboratuvar çalışmalarıyla kanıtlanmıştır.






Antioksidanların Etki Mekanizmaları ve Fonksiyonları


Margarinlerde ve sıvı yağlarda kullanılan fenolik yapıdaki antioksidanlar oksidasyonu başlatan ve geliştiren serbest radikallerin oluşumunda girişim yaparak etkili olabilmektedirler. Antioksidan etki mekanizmasını aşağıda belirtilen reaksiyonlarla açıklanmaktadır.

ROO• + AH → LOOH + A•
RO• + AH →LOH + A•
R• + AH →RH + A•
OH• + AH → HO + A•


Gösterilen reaksiyonlar içerisinde karbon-merkezli R• radikalinin tutulmasının, oksijen merkezli radikallerinin ve özellikle peroksil (LOO•) radikalinin tutulmasından daha etkili olduğu öne sürülmektedir. LOO• radikalinin uzaklaştırılması ile antioksidan, peroksit birikiminin yavaş olarak seyrettiği indüksiyon periyodunun başlangıç aşamalarında bir zincir kırma reaksiyonu oluşturabilmekte, peroksit miktarlarının önemli düzeye ulaşması durumunda ise başarılı olamamaktadır. Peroksit oluşumunun hızlandığı yüksek sıcaklıklarda kullanılan antioksidan konsantrasyonları, oda sıcaklığında kullanılanlara kıyasla oldukça fazladır.








ALTUĞ,T., Gıda Katkı Maddeleri, Ege Üniversitesi, Gıda  Mühendisliği,İzmir,2006.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Antioksidan

CİHANER, S., İNDOL-AMİNO ASİT TÜREVİ YENİ İLAÇ ETKEN MADDELERİNİN SENTEZLERİ VE BİYOLOJİK AKTİVİTELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ